Down Sendromu
Sebepleri:
Down Sendromu,erken fetal gelişim (bebeğin anne rahmindeki gelişimi) esnasında anormal hücre bölünmesinden kaynaklanır.
Farklı gruplar halinde bir araya gelen genler kromozomu oluştururlar. Bir çocuk normalde anne ve babasından 23er gen alır. Down Sendromu ile irtibatlı anormal hücre bölünmesi ilave genetik materyallerin, genellikle de fazla kromozomun meydana gelmesine neden olur. Down Sendromunun türü de bir kişinin fazla gen parçası meydana getiren hücre sayısına bağlıdır. Translokasyon Down Sendromu çeşidi, bazen genetik olarak aileden geçer.
Nasıl Yaşanır:
Down Sendromu beraberinde pek çok problemi getiriyor olmasına rağmen,
kendisinde bu durum bulunan kişilerin çoğu kendilerini yetiştirmekte ve
sağlıklı, mutlu ve üretken bir hayat sürmektedirler.
Yaşanan zorluklar genellikle zihinsel engellilikle ve sağlık problemleriyle alakalıdır. Down Sendromlu kişiler hipertiroidizm gibi hastalıklara ya da işitme kaybı ve solunum yolları enfeksiyonu gibi sağlık problemlerine karşı duyarlı olurlar.
Siz de sürekli sevgi göstererek ve kaynaklar tahsis ederek çocuğunuzun büyüyüp gelişmesine yardımcı olabilirsiniz. Bu arada, profesyonel bir tıbbi bakım ekibi tarafından rutin tıbbi bakım temin edin. Aynı zamanda çocuğunuzu egsersiz ve diğer çocuklarla etkileşime geçmeye cesaretlendirecek öğrenme ve faaliyet ortamı sağlayarak da çocuğunuza yardım etmek durumundasınız.
Belirli etkiler çocuktan çocuğa farklılık gösterse de, Down Sendromuyla alakalı genel bilgilere aşina olmak size faydalı olabilir.
Eğitimleri:
Down Sendromlu çocukların büyüme ve gelişimleri, diğer çocuklarda olduğu gibi genetik yapı, çevre koşullan ve çocuğun duyu-hareket gelişimi, kişilik oluşumu ve öğrenme alanlarındaki yetenekleriyle değerlendirilir.
Hareket Gelişimi
Down Sendromlu çocuklarla normal çocuklar arasındaki en
belirgin gelişimsel fark; gelişim hızı ve düzeyiyle ilgilidir; yani aynı
gelişim basamakları farklı hızla tırmanılır. Örneğin hareket
gelişiminin temel göstergelerinden olan emekleme, ayakta durma, sıralama
ve yürüme gibi aşamalara, Down Sendromlu çocuklarda daha uzun sürede
ulaşılır. Başka bir organik sorunu olmayan Down Sendromlu çocuklar, 2 ya
da 3 yaşında yürüyebilirler.
Zihinsel Gelişimi
Down Sendromlu çocukların zihinsel gelişimi, genelde 2-7
yaşındakilerin gelişim düzeyindedir. Ancak, erken başlanan sürekli
eğitim, bu yaş sınırını daha üst basamaklara taşıyabilmektedir. Bu
çocukların dikkat süreleri kısa, bellekleri zayıftır. Soyut kavranılan
öğrenmede çok zorluk çekebilirler. Yürüdükten bir-iki yıl kadar sonra
konuşurlar. İlk sözcükleri 3 yaş civarında kullanmaya, cümle kurmaya 6
yaş civarında başlarlar. Alıcı dil gelişimleri (kendisine söylenenleri
anlama), ifade edici dil gelişim düzeyinden (bağımsız konuşabilme) daha
yüksektir. Sosyal gelişimleri, zihinsel gelişimlerinden genellikle
iki-üç yıl öndedir.Bu nedenle çoğu kez olduklarından zeki
görünebilirler. Çevreleri ile uyumlu ilişkiler kurabilirler.
Problemlerine özgü karakteristik özellikler gösterirler.
Sosyal Gelişimi
Sevimli, neşeli, dünyayla barışık, karşısındakilerin
yaşı-konumu ne olursa olsun hemen yakınlık kurabilen, ama buna karşın
inatçı, istemediği buseyi yapmayan, kendi yapabileceği bir işi başkasına
yaptırmaya eğilimlidirler. Bunun için anne ve babanın çocuğu aşırı bir
biçimde koruması, adeta onun eli-ayağı olması gelişimini
yavaşlatacaktır. Gerektiğinde fırsatlar vererek, eğitimciyle paralel bir
şekilde uygulamaları evde tekrar etmek yararlı olacaktır. Anne ve
babanın tutarlı olması, alınan kararların uygulanması çocuğun kişilik
gelişiminde çok önemli bir yer tutmaktadır.
Beceri Gelişimi
Beceri Gelişimi
Down Sendromlu çocuklar sağlık sorunları olmazsa,
eğitimde çok alıcı olabilen çocuklardır. Ödül kullanma eğitimlerinde çok
etkili olabilir. Büyük kas becerileri, öz bakım becerileri,
algı-dikkat-taklit-kavram becerileri ve sosyal becerileri sistemli ve
uyumlu bir çalışmayla belirli bir seviyeye getirilebilir. Ama, dil
gelişimleri geç ve zor ilerleyecektir. Bu konuda aile üyeleri sabırlı,
hoşgörülü olmak, çok ısrarcı olmamalıdır.
EĞİTİMLERE ERKEN BAŞLANMASI
Down Sendromlu çocuklar, yaşamlarının ilk haftalarından itibaren sevgi, şefkat, bakım ve çevresel uyarıcılara karşı duyarlıdırlar. İlk günlerden başlayarak, bebeğe uygulanacak duyu-hareket gelişimini destekleyici etkinliklerin planlaması ve sürdürülmesi, gerek bebeğe gerekse aileye büyük yarar sağlar. Bebeklikte hareket gelişimini destekleyici egzersizlerle görsel-işitsel uyarıcılar, bu dönemde uygulanabilecek en uygun destekleyici etkinliklerdir. Anneyle bebek arasındaki sıcak ilişkinin gelişim ve eğitimdeki önemi büyüktür. Anne, bebeğini sık sık kucağına almak, onunla yaptıkları hakkında konuşmalıdır. Hiçbir uzman çocuğun belirli bir düzeye ulaşmasına tek başına yardımcı olamaz. Bu düzeyi yakalamanın birincil koşulu anne ve babanın eğitime katılımıdır. Belirli becerilerin kazandırılmasına yönelik etkinliklerin günde iki kez 10-15 dakika sürdürülmesi yeterlidir. Yoğun eğitim çocuk-ebeveyn ilişkisinde gerginlik yaratabilir. Aşırılıklardan kaçınılmalıdır. Ancak örneğin; hareket kapasitesi çok sınırlı olan bir çocuğun çevresini tanıma ve dünyayı algılaması son derece yetersiz olduğundan gelişiminin hızlı olması beklenemez. Yoğun eğitim, gelişim durakladığı ve belirgin bir sorun çıktığı zaman uygulanmalıdır. Sorun ortadan kalkınca normal eğitim programlarına geçilmelidir.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMLERİN ÖNEMİ
Erken eğitimle işitme ve görme sorunlu Down Sendromlu
bebeklerde bu şikayetler biraz olsun düzeltilebilir. Kas gevşekliği
bebek jimnastiği ile azaltılabilir. Erken eğitim bebeklerin daha neşeli
ve güvenli olmalarını sağlar. Eğitim alan çocukların ayağa kalkma,
yürüme gibi becerileri, eğitim almayanlara göre daha önce gelişir,
özbakım becerileri kazanmaları da hızlanır. Gelişiminin çok iyi gitmesi,
çocuğun geleceği hakkında kesin tahminlerde bulunmak için yeterli
olmayabilir. Gelişim hızı bebeklikten çocukluğa geçişte düşme
gösterebilir. Bu düşüş çocuğun gelişiminin durduğu ve ya gerilediği
anlamını taşımaz. Zihin ve gelişim yaşının, takvim yaşından daha yavaş
ilerlemesi bu düşüşün temel nedenidir. Erken eğitim almayan bebeklerde,
gelişim ilerlemesi daha yavaş olacaktır. Bebeklikte ve ilk çocukluk
yıllarında düzenli ve sistemli bir şekilde eğitim alan çocuklar, okul
öncesi eğitim kurumlarına devam etmeye hazır hale gelebilirler.
BİREYSEL VE GRUP EĞİTİMLERİ
Sürekli hareket yeteneğine kavuşmuş hafif (50-70 IQ) veya orta derecede (30-50 IQ) zihinsel gelişim geriliği olan Down Sendromlu çocukların, kurumlarda yaşıtlarıyla beraber grup eğitimi almaları, gelişimini olumlu yönde etkiler. Hafif derecede zihinsel gelişim geriliği olan Down Sendromlu çocuklar, birçok beceriyi normal yaşıtlarından genellikle iki-üç yıl sonra kazanırlar. Eğitimlerinin temel hedefleri dikkat gelişmesi, komut alma, hareket gelişimi ve grup içi iletişim olmalıdır. Down Sendromlu çocukların eğitiminde müzik, sanat, oyun ve dramanın özel önemi vardır. Bu çocukların müziğe karşı duyarlılıkları fazladır. Ses ve hareket ritmi büyük oranda ilgilerini çeker. Davul ve zil çalmak, şarkı söylemek, dans etmek onları en fazla neşelendiren etkinliklerdir. Müzik ve dansın eğitim programlarında etkin bir şekilde kullanılması dil gelişimini desteklemesi açısından yararlıdır. Sanat çalışmaları down Sendromlu çocukların sosyalleşmelerini ve zihinsel yeterliliklerini geliştirdiği gibi, el-göz eşgüdümünü de sağlar, kalem veya fırçayı uygun şekilde tutabilme,makas kullanma gibi beceriler, küçük kasların kontrol edilebilmesine önayak olur ve göz ile elin eşgüdümlü çalışmasını destekler. Böylece çizimlerini belirli bir düzeye kadar getirmek mümkündür.
OYUN VE GELİŞİME ETKİSİ
Genelde oyun, özellikle de hayal oyunları çocukların
gelişiminde çok önemli bir yere sahiptir. Down Sendromlu çocuklar
oyunları kendi başlarına başlatamazlar. Oyun alışkanlığının
kazanılmasında yetişkinin yardımına ihtiyacı vardır. Down Sendromlu
çocukların bir kısmı normal ilkokullara gecikmiş bir .yaşta da olsa
başlayabilmektedirler.
DAHA FAZLA İLGİ, ÖZEN VE ANLAYIŞ!
Unutulmamalıdır ki, Down Sendromlu bir çocuğa sahip olmak, annenin veya babanın suçu değildir. Yapılacak şey, normal çocuklara oranla biraz daha fazla ilgi, özen ve anlayış göstermektir.
Çok güzel olmuş , bilgilendirdiğin için teşekkürler.
YanıtlaSilönemli olan erken yaşta farkedilip,uygun eğitimi verebilmektir...
YanıtlaSil